Gıda

Leblebiden Diyet Yapanlara İyi Haber

Yüzyıllardır Anadolu sofralarında yer bulan leblebi, hem geleneksel üretim yöntemi hem de besleyici özellikleriyle dikkat çekiyor

Nohut tanelerinin kabuklarının ayrılması, dinlendirilmesi ve birden fazla aşamada kavrulmasıyla elde edilen leblebi, Anadolu’da yüzyıllardır tüketilen geleneksel bir atıştırmalık olarak öne çıkıyor. Bu özel üretim süreci sayesinde nohut gevrekleşiyor ve uzun süre dayanıklı hale geliyor. Zaman içinde farklı tatlarla zenginleştirilen leblebi, hem klasik hem de modern çeşitleriyle geniş bir tüketici kitlesine hitap ediyor.

Sarı mı beyaz mı?

Leblebi en çok iki ana türde biliniyor. Sarı leblebi; kabuğu ayrılmış, kavrulmuş ve genellikle tuzlu ya da baharatlı olarak tüketilen, koyu sarı-kahverengi tonlarında ve çıtır yapısıyla en yaygın çeşidi oluşturuyor.

Beyaz leblebi ise daha yumuşak dokusuyla ve hafif tatlımsı aromasıyla ayrışıyor. Günümüzde şekerli, çikolatalı, susamlı ve acı biberli gibi farklı aromalara sahip çeşitleri de bulunuyor. Bazı bölgelerde “çıtır” ya da “gevrek” olarak da adlandırılıyor.

Emek yoğun üretim süreci

Leblebi üretimi oldukça zahmetli aşamalardan oluşuyor. Genellikle iri ve kırmızı nohutlar tercih ediliyor. Nohutlar önce ıslatılıyor, dinlendiriliyor, ardından ısıtılıp birkaç kez kavruluyor. Kabuk ayrılma aşamasında nemlendirme uygulanıyor ve son kavurma işlemiyle lezzet ile çıtırlık kazandırılıyor.

Geleneksel üretimde odun ateşi kullanılırken, modern tesislerde özel fırınlar tercih ediliyor. Bu yöntemler hem uzun raf ömrü sağlıyor hem de besin değerinin korunmasına yardımcı oluyor.

Türkiye’de üretim özellikle Çorum, Denizli (Serinhisar) ve Kütahya (Tavşanlı) bölgelerinde yoğunlaşıyor. Çorum leblebisi, coğrafi işaretli ilk ürünlerden biri olarak yaklaşık 300 yıllık geçmişiyle biliniyor.

Kökeni Orta Doğu’ya uzanıyor

Leblebi kelimesi Farsça “leblebû”dan geliyor ve kavrulmuş nohut anlamını taşıyor. Kökeni Orta Doğu ve Anadolu’ya dayanan ürünün, Osmanlı döneminde yaygınlaştığı ve 17. yüzyılda Anadolu’da üretildiğine dair kayıtlar bulunduğu belirtiliyor.

Bugün Türkiye’nin yanı sıra İran, Suriye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerde de benzer şekilde tüketiliyor.


Leblebi kilo aldırır mı?

Beslenme uzmanlarına göre leblebi, kilo aldıran bir atıştırmalık olmaktan ziyade kilo kontrolüne yardımcı bir besin olarak değerlendiriliyor. Yüksek lif ve bitkisel protein içeriği sayesinde uzun süre tokluk hissi sağlıyor.

Amerikalı diyetisyen SaVanna Shoemaker, Healthline’da yayımlanan makalesinde leblebinin iştahı azalttığını ve kilo yönetimine katkı sunduğunu belirtiyor. Düzenli tüketen kişilerde obezite riskinin yüzde 53 oranında azaldığını aktaran Shoemaker, düşük kalori yoğunluğu sayesinde sağlıklı kilo koruma stratejisi olabileceğini ifade ediyor.

Benzer şekilde Cleveland Clinic’ten beslenme uzmanı Amy Lane, yarım fincan leblebinin günlük lif ihtiyacının önemli bölümünü karşıladığını ve aşırı yeme eğilimini azalttığını vurguluyor.

Bilimsel derlemelerde de nohut ve humusun kilo yönetimi ile glukoz regülasyonunda olumlu rol oynadığı belirtiliyor. 21 randomize kontrollü çalışmayı inceleyen bir meta-analiz, günde yaklaşık 130 gram nohut tüketiminin ortalama 0,34 kilogramlık kilo kaybı sağladığını ortaya koyuyor.

John Sievenpiper ise nohut tüketiminin tokluğu yüzde 31 artırdığını ve uzun vadede kilo kontrolünü desteklediğini ifade ediyor.

Verywell Health’te yayımlanan değerlendirmelerde de kavrulmuş leblebinin düşük glisemik indeksi sayesinde kan şekerini dengeli yükselttiği ve kilo kontrolüne katkı sağladığı belirtiliyor.

Uzmanlardan porsiyon uyarısı

Diyetisyenler leblebiyi salatalara ekleyerek, çorbalarda kullanarak ya da ara öğün olarak tüketmeyi öneriyor. Ancak porsiyon kontrolünün önemli olduğu vurgulanıyor. Günlük bir porsiyonun yeterli olduğu, paketli ve aromalı ürünlerde ise katkı maddelerine dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Uzman görüşleri ve araştırmalar, leblebinin kilo aldırdığı yönündeki yaygın inanışın aksine, dengeli tüketildiğinde zayıflamaya destek olabileceğini ortaya koyuyor.

www.tarimdasondakika.com